Çarşamba, 26 Temmuz 2017

Gündem ve Algı

Gündem ve Algı

Şimdi cümlelerime başlamadan önce size tavsiyem ön yargılarınızı bir kenara bırakın kafanızdaki iyi ve kötü tüm düşüncelerinizden kurtulun. Çünkü en büyük problemimiz; yaşamın yoğunluğundan dolayı fotoğrafı anlamadan yorumlamak.
İnsanların büyük bir çoğunluğu, bazı süreçlerin iç yüzünü görmeden, kulaktan dolma bilgilerle, doğruluğunu sorgulamadan o duyduklarına inanırlar. İnsan kitlelerini belirli bir yönde yönlendirmek bu yüzden çok kolaydır.

Şimdi cümlelerime başlamadan önce size tavsiyem ön yargılarınızı bir kenara bırakın kafanızdaki iyi ve kötü tüm düşüncelerinizden kurtulun. Çünkü en büyük problemimiz; yaşamın yoğunluğundan dolayı fotoğrafı anlamadan yorumlamak.
İnsanların büyük bir çoğunluğu, bazı süreçlerin iç yüzünü görmeden, kulaktan dolma bilgilerle, doğruluğunu sorgulamadan o duyduklarına inanırlar. İnsan kitlelerini belirli bir yönde yönlendirmek bu yüzden çok kolaydır.

Hepimiz kendimizi çok mantıklı hata yapmayan bireyler olarak görürüz ama ne yazık ki çok yanılıyoruz. Çünkü genel olarak bu yönlenen ve yönlendirilen kitleler içerisinde bazende olsa yer almaktayız. En ufak bir söylenti bir duyum  kafamızda soru işaretleri oluşturmaya yetiyor. Bunun en güzel örneği sosyal medyada çıkan asılsız ama gerçekmiş gibi lanse edilen haberleri veya bir fikri empoze etmek için gizliden gizliye yapılan farklı algı çalışmaları.

Algı nedir?
Önce bundan kısaca bahsedelim. Algı yönetimi, yabancıların tutumlarını ve tarafsız düşünme yeteneklerini etkilemek için girişilen her türlü eylemi kapsar ve kamu diplomasisi, psikolojik operasyonlar kamu bilgilendirme aldatma ve gizli eylem faaliyetlerinden oluşur. Algı yönetimi ilk olarak; Amerikan ordusunun işgal ettiği alanlarda halk tarafından işgalci değil, zulümden kurtaran roluüyle görülmesini sağlamak amacıyla ordu tarafından geliştirilen, daha sonraları sivil yaşamda kullanılmaya başlanan bir kavramdır. Günümüzdede devam etmektedir.
Hedef kitleyi en kolay en etkileyecek yöntem tespit edilip yine hedef kitleye ulaşmanın en kolay yolu medya ile uygulamaktadır. Etrafımızda pek çok önemli olay öncesinde sırasında ve sonrasında ortaya çıkan pek çok olayda iyi çalışılmış senaryolar dizisiyle gündem yönetimi, konu yönetimi ve algı yönetiminin tüm süreçleri en ince ayrıntıya kadar hazırlanıp uygulanmaktadır.

Ülkemizde bu algı gündem yönetimi  sosyal medya ve kitle iletişim araçları vasıtasıyla gerçekleşiyor. Sivil yaşamda olan bu duruma şöyle farklı bir örnekte verebiliriz. Ülkemiz için önem arz eden, milli bir problemimiz olan bir olayın gündemde olması gerekirken,’’özgürlük’’ isteyen satılmış medya  piyonları yalan yanlış  saçma haberleri ile gündemi meşgul etmektedir. Bazen konuşulması veya anlatılması gerekenin dışarısına çıkıp dikkatler başka yerlere toplanabiliyor. Yakın bir süreçte PKK tarafından şehit edilen genç öğretmenimiz çabucak unutturuldu. Fakat diğer tarafta her fırsatta vatanı satmak görevliymiş gibi duran Kemal Kılıçtaroğlu ve muadillerinin kendilerini masum gösterip suçsuzluk isbatı ve sokakta kargaşalıklar için çıkmış oldukları adalet yürüyüşü günlerce gündemde kalıp çoğu kanallarda ve sosyal medyada şirinlik gösterisi olarak izletildi. Bunun bir örneği de 15 Temmuz sonrası dış basın tarafından halen de yapılmakta olan Fetö'nün suçsuz gösterilme çabaları gibi.

Magazinsel haberler, halkı galyana getirici söylemler sosyal medyada ve yayın unsurlarında servis edilme işlemleri sürekli yapılmaktadır. Bu durum genele vurulamasa da gri seçmen olarak adlandırdığımız ortada bulunan veya kendi kafasında soru işareti olan bireyleri gerçek dışı olarak etkilemeye yetiyor. Reklamın iyisi kötüsü olmaz mantığıyla bakıldığı zaman her bir tıklanma yada izlenme bile prim vermemizi sağlamış olmaktadır. Twitter'da gündem olan bir hashtag çalışmasına tepki olarak yazdığımız her bir yazı bazen onları gündemde tutmak için bir araç olabiliyor.

Aldatmacalara çeşitli ali cengiz oyunlarına kanmamak kişinin kendi elinde. Şöyle örneklemek gerekirse;  Bilinçli bir birey kendisine görev edinip yapmış olduğu araştırmalar üzerinden gündemi yorumlarsa veya çevresine etrafına özellikle genç kesime ayak üstü bile olsa bir aktarım yaparsa merminin yönünü değiştirmeye yaklaşmış oluruz.

Toplum olarak genelde duygularımızla hareket etmekteyiz. Fakat ihtiyaç duyulan duygudan çok mantık ile hareket etmektedir. Tabiki de tamamen taş kesilip duygusuz bireyler haline gelmeyeceğiz. Akıl ile kalp arasındaki mesafe içerisindeki git gellerin hızını şeklini ve yönünü düşünerek hizalarsak daha başarılı olacağızdır.

"Karşılaştırmak ve ölçmek" insanın ayağı yere bastığı andan itibarek anların ve duyguların ebediyete kadar süreceği gerçeğiyle bir olayın amacın peşinden sürüklenip durur. Bu aldanışlar  kişiyi her zaman sallantılar içerisine sürüklemektedir. Duygularımızı ve düşüncelerimizi yönlendirmeye çalışan mantığımızla ve aklımızla oynamaya çalışan her bir unsura yada etkenlere cevap olarak bilinçli ve inançlı bir gençlik yolunda ilerleyelim.

Albert Einstein sözü olan; Mantık sizi A noktasından B noktasına götürür, hayaller ise her yere sözü ile yazıma son vermekteyim. Neyi nerde kullanmamız gerektiğini her zaman ayırt edebilmemiz dileğiyle.

Murat Çezik
Yeni Seçmen Başkanı

(215 oy)