Manifestomuz

İYİ DE KİM BUNLAR? NE iŞ YAPARLAR?

Biz kimiz, ne iş yaparız, niye birbirimize başkanım deriz, sahiden 24 saat takım elbiseyle mi dolaşırız? Büyümüş de küçülmüş siyasetçiler miyiz? Tavla atmak, bilardo oynamak, sinemaya gitmek, Facebook’ta takılmak, kitap okumak varken, niye direklere tırmanıp bayrak asarız, niye kapı kapı dolaşırız? Bunları yaparken diğerlerinden eksik kalırmıyız? Derdimiz nedir, mesela milletvekili, bakan olmak için yanıp tutuşur muyuz, ideoloji dedikleri bizim için nerededir, önemi nedir? Teşkilatta kimse bizi ciddiye alır mı?

tarz yazi

Öncelikle giyim kuşamla ilgili herhangi bir kuralımız ya da tarifemiz yok. Hele hele bizim için takım elbise giymenin özel bir anlamı hiç yok. Aramızda bir nevi şifre değil yani. Genç olmanın spor ayakkabı gibi esneklik olduğunu biliyoruz, giyiyoruz. Herkes canı istediği gibi giyinir. Kimse takım elbise giyene, spor ayakkabıyla gelene, başını açana, başını örtene “Şu güzel ortamı bozuyorsun” demez. Ortamı güzelleştiren budur.


BİR İDEOLOJİNİZ VAR MI?

Siyaset yapmanın hiç de makbul görülmediği bir toplumda siyaset yapıyoruz. Hem Siyaset yapmanın hem de rozetini yakamıza taktığımız partinin sorumluluğunu taşıyoruz. Ağır bir yükümüz, büyük bir iddiamız var:
“Biz bu ülkenin vicdanıyız!” diyoruz, yola böyle çıkıyoruz.Genciz. Söylenemeyeni söyleyecek cesarete, yapılamayanı yapacak yürekliliğe sahibiz. İlk aşkı, kavgayı, dostluğu, isyanı en uçta yaşadığımız birbirimize en çok sahip çıktığımız, yaşlardayız.

Bunun bilincindeyiz, bu yüzden de “Adam aldırma da geç git diyemem aldırırım/ Çiğnerim, çiğnenirim hakkı tutar kaldırırım” bilinciyle dimdik ayakta duruyoruz. Muhteşem bir maziyi daha muhteşem bir istikbâle bağlayan bir köprü olmak uğruna koşuşturuyoruz, bayrak asıyoruz, kapı kapı dolaşıyoruz, hizmet ediyoruz! Adaletsizliğe, hukuksuzluğa başkaldırıp, bir şeyler üretmek için hiçbir karşılık beklemeden çabalıyoruz, “zaman bendedir ve mekan bana emanettir” şuurunda hareket ediyoruz.

GENCİZ. SÖYLENEMEYENİ SÖYLEYECEK CESARETE, YAPILAMAYANI YAPACAK YÜREKLİLİĞE SAHİBİZ!

Kendimizi muhafazakar demokrat olarak tanımlıyoruz. Biz kısaca “Ey bu kadim toprakların gençliği, birinci vazifen adil ve vicdanlı bir insan olmaktır. Bu halini de her koşul altında muhafaza etmektir” diyoruz. Fikri hür, vicdanı hür bireyleriz. Hesap soruyoruz, sorulduğunda hesap vermekten kaçmıyoruz. Siyasetin klasik yapısından ben yaptım oldu anlayışıyla değil ancak yeni bir anlayış ve dille çıkılacağına inanıyoruz. Birbirine benzemeyen, birbirine omuz veren, el uzatan sıradan bireylerden oluşuyoruz. Merkezimizde insan var. Herkesin olduğu gibi yaşamasına izin verilen bir coğrafya özlemindeyiz. Ortak duygumuz, ortak sesimiz, ortak yolumuz belli: “Bu ülkeye adalet, kalkınma,huzur, barış, güven gelsin”.

Güvenli bir ülkede herkese eşit imkan sağlayan koşullarda yaşamak istiyoruz. Köklerimizi Mehmet Akif Ersoy’dan, Tatyos Efendi’den, Ahmedi Xani’den, Nazım Hikmet’ten, Said Nursi’den, Cemil Meriç’ten, Necip Fazıl’dan alıyoruz. Durduğumuz noktayı, yerli, insani, vicdani, adil bir yer olarak tanımlıyoruz.

Ayrıca, “Kimse sizi ciddiye alıyor mu” diye soranlara da teessüflerimizi iletiyoruz. Bize “Şöyle kenarda oynayın, koridorda koşmayın” diyeni hiç duymadık.Hem yarın hem bugün olduğumuzu iddia ediyoruz, ona göre davranıyoruz. Hatta bizi yarın olarak gören, bizi bugün kaybeder diyoruz! Kısacası gelecekseniz de, tek kaygınız buysa merkezle konuştuk, haberler iyi!

kac kisisiniz img

SAHİ SİZ KAÇ KİŞİSİNİZ?

İstanbul’ da AK Parti’nin rozetini yakasına takan ve bununla gurur duyan

400 Bin Üyemiz

ve

13 Bin Aktif Ak Sevdalımız

var!

orasi cokmu guzelORASI Çok Mu Güzel Bir Ortam?

Evet Burası şahane bir ortam. Bazen tüm gün süren toplantılar süper geçiyor, burası tam bir harikalar diyarı, diye bir iddiamız yok. Ama gayet mutluyuz, memnunuz, hayatı daha anlamlı hissediyoruz.

Zorlaştırmıyoruz, Kolaylaştırıyoruz.

Bizim buradaki herkes sizden biri. Facebook’ta “şuan ne yapıyorsun” sorusuna cevap veren, boş buldukça Twitleyen, sinema tiyatro takip eden, futbol turnuvası düzenleyen, sık sık bir araya gelip kimi zaman ciddi sohbetlerle aydınlanan, kimi zaman yayılıp geyik yapan, playstation oynayan, eylemlere katılan, güncel siyaseti takip eden, yorum yapan, slogan atan, işe, okula giden...

Ben de aranıza katılmak istiyorum, nasıl oluyor bu işler? Sizde de silah üzerine yemin falan var mı?

Silah üzerine yemin yok, zaten biz de silah, boru, lav silahı, bomba gibi mühimmatlar da yok. İlçe başkanlığımıza geliyorsunuz, 4.kata çıkıp, kendinize bir çay söylüyorsunuz, o sırada binada olan görevlilerden biriyle konuşuyorsunuz. biraz orda takılıyorsunuz, çıkınca zaten ortalarda “AK Parti’nin Gençlik Kollarına katıldım, hayatın anlamını çözdüm” diye dolaşmaya başlıyorsunuz.... Tamam abartmaya gerek yok ama siyasi partiler o dışarıda anlatıldığı gibi 40 yaşından sonra anlamlı gelecek yerler değil.

Türkiye için, huzur, adalet, barış için hep beraber yol yürümeye hatta koşmaya ihtiyacımız var. Yani size ihtiyacımız var.