Maddeler

Madde 1

Anayasanın 9. Maddesi devletin üç temel gücünden yargı gücünü Türk milleti adına bağımsız mahkemelere tanımış, bu maddeye bağımsızlığın yanı sıra ‘tarafsızlık’ ilkesi eklenerek hukuk devleti olma niteliği güçlendirilmiştir.

Madde 2

Dünyadaki parlementolarda ortalama her 50.000 kişi için bir temsîlci bulunmaktayken ülkemizde ortalama 150.000 kişiyi bir milletvekili temsîl etmektedir. Parlementonun güçlendirildiği yeni sistemde temsiliyetin de güçlendirilmesi amaçlanmıştır. Sonuc olarak nüfus artışına orantılı olarak milletvekîli sayısı 50 kişi daha artırılmıştır.

Madde 3

Eski sisteme nisbeten yeni sistemde meclis güçlendirildiğinden, meclisin içerisinde yüksek olan genç nüfusumuzun temsîl edilmesi göz önüne alınmıştır. Ayrıca bu düzenlemeyle çekirdekten devlet ve siyâset adamı yetiştirmek artık mümkündür. Ülkemizde 18-25 yaş arasında 7.5 milyon genç bulunmaktadır, bu genç nüfusun temsîliyetinin sağlanması amaçlanarak 18 ile 25 yaş arasında temsîlciler bulunması benimsenmiştir.

Madde 4

Bu maddeyle yasama ile yürütme organının süreleri ve nitelikleri düzenlenmiştir:

a- Yeni Türkiye'nin yeni Cumhurbaşkanı'nın ve yeni meclisinin görev süreleri 5er yıl olarak eşitlenerek istikrar ve uyumluluk sağlanmaktadır. Bu bağlamda Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimleri aynı günde yapılacaktır.
b- Süresi biten milletvekîlinin yeniden seçilmebilme hakkı aynen muhafaza edilmiştir.
c- Cumhurbaşkanlığı seçiminde birinci oylamada gerekli çoğunluğun sağlanamaması hâlinde ikinci oylamaya gidilir.

Madde 5

Bu maddeyle meclisin görev ve yetkileri düzenlenmektedir. Buna göre daha önce Türkiyede görülmemiş bir şey hayata geçirilmektedir: Yasama yetkisi artık tamamen TBMM'ye aittir. Daha önce Türkiyede yasama, neredeyse, hükümetlerin denetim ve idâresş altındayken, bundan böyle yasama gücünde hükümetlerden bağımsız olarak TBMM tek başına ve bağımsız olacaktır. Yapılacak değişiklikle beraber, artık TBMM, hükümetlerin güdümünden ayrı olarak kanun koyar, değiştirir, veya kaldırır durumda olacak. Artık kanun tasarısı tarih olmuş, ve TBMM aslî niteliğine kavuşturulmuştur.

Madde 6

Bu maddeyle birlikte seçilecek Cumhurbaşkanının alacağı kararlar üzerinde, TBMM'ye denetleme ve bilgi alma yetkisi verilmiştir. Denetleme gücü olan TBMM, Cumhurbaşkanının tüm kararlarını denetleyebilecek ve gerekli gördüğü takdirde, nitelikli çoğunluğun oy birliğiyle, hukûkî süreci başlatabilecektir. Bununla birlikte mevcut sistemde 60 gün olan bilgi edinme süresi zorunlu olarak 15 güne indirilmiş ve süreç daha dinamik hale getirilmiştir.
Peki gensoru neden kaldırıldı?

Madde 7

Bu maddede Cumhurbaşkanı adaylarının niteklikleri, Cumhurbaşkanının görev süresi ve seçilme şekli belirtilmiştir. Cumhurbaşkanı olacak aday en az %50+1 oranında geçerli oy almak zorundadır. İlk oylamada bu çoğunluk sağlanamazsa en çok oy alan ilk iki aday ikinci oylamaya kalır ve ikinci oylamada da en çok oyu alan aday Cumhurbaşkanı olur.

Son yapılan genel seçimlerde en az %5 oranında veya en az yüzbin adet seçmen desteği alan partiler yeni sistemde cumhurbaşkanı adayı gösterebilir. Bu oranları sağlayan bağımsız adaylar da cumhurbaşkanı adayı olabilirler. %3 oy alan A partisi ile %4 oy alan B partisi aday çıkaramazlar, ancak birleşmeye giderek ortak aday gösterebilirler. 
Neden %50+1 ?

Madde 8

Bu maddede Cumhurbaşkanına yürütmenin başı vasfı tanınmış, yetki ve görevleri belirlenmiştir. Böylelikle siyâsî tarihimiz boyunca kriz çıkatan çok başlılığın önüne geçilmiş, istikrârlı ve güven veren bir yürütme sistemi tesîs edilmiştir. Ayrıca verilen bu yetkilerin sınırları çizilmiş ve yürütmeye ilişkin olmayan alanlarda cumhurbaşkanına herhangi bir yetki tanınmamıştır. Bu durum, madde içeriğinde de açıkça belirtilmiştir.

Örneğin; Cumhurbaşkanı, bir şehrin valîsini görevden alabilir veya başka bir şehre atayabilir ve fakat Cumhurbaşkanı vatandaşların kanunlarda belirtilen temel hak ve özgürlükerine müdâhale edemediğinden dolayı bu valînin temel hak ve özgürlüklerine de müdâhalede bulunamaz.
Cumhurbaşkanı kararnamesi nedir? 

Madde 9

Çok başlılığın bulunduğu mevcut sistemde yürütmenin bir kısmının (Başbakan ve Bakanlar Kurulu) cezâî sorumluluğu bulunurken diğer yürütme makâmının (Cumhurbaşkanı) sorumsuz ve fakat yetkili olması, sistem içerisinde tıkanıklıklara ve hesap sorulamaz durumlara neden olmaktadır. 

Mevcut sistemdeki yürütmenin başı olan başbakanın yetkilerini üstlenen Cumhurbaşkanına cezâî sorumluluk verilmesi zarûrîdir. Bu maddeyle birlikte şuânda sorumluluğu neredeyse hiç bulunmayan Cumhurbaşkanına tek başına yürütme yetkisiyle birlikte cezâî sorumluluk getirilmiş ve yargılanma yolu açılmıştır. Başbakanın makâmını da üstlendiği için sorumluluk yüklenen Cumhurbaşkanı, bununla beraber, hâli hazırda olduğu gibi, devletin başı vasfını da hâiz olduğundan, yargılanma yolu TBMM'nin nitelikli çoğunluğuyla gerçekleşecektir. Ama aranacak çoğunluk, mevcut durumda meclis üye tam sayısının %75'yle (4'te 3) gerçekleşebilirken, gelecek sistemde düşürülerek %65'e (3'te 2) çekilmiş ve sürecin gerçekleşebilirliği artırılmıştır. 

Madde 10

Mevcut sistemde Başbakan Yardımcıları ile yeni sistemdeki Cumhurbaşkanı Yardımcıları aynı fonksiyondadır. Gerekli durumlarda Başbakana vekâlet eden Başbakan Yardımcısı gibi yeni sistemde de Cumhurbaşkanının seçmiş olduğu yardımcısı, Cumhurbaşkanına vekâlet eder. 

Cumhurbaşkanı Yardımcısı geçici vekâlet ettiği sırada Cumhurbaşkanının belirlediği çerçeve kararnamesiyle vekâlet sırasındaki yetkileri sınırlandırılabilinir.

Örneğin; Cumhurbaşkanının yurtdışı seyâhati sırasında yerine vekâlet eden yardımcısı, cumhurbaşkanına ait tüm yetkileri kullanma hakkına sahiptir ve fakat cumhurbaşkanı tarafından çıkarılan çerçeve kararnamesiyle, atanmış birinin tüm yetkileri kullanma insiyatifi kendisine tanınmayabilinir. Meselâ Cumhurbaşkanın seçim yenileme yetkisi, düzenlenecek çerçeve kararnamesiyle kendisine vekâlet edecek yardımcısına verilmeyebilir. Böylelikle seçilmiş bir kişinin önem arz eden yetkileri atanmış bir kişinin insiyatifine bırakılmamış olur. Cumhurbaşkanının ölüm, istifâ, ağır hastalık gibi nedenlerle görev ve yetkilerini kullanamayacak olduğu hâllerde Cumhurbaşkanı Yardımcısı sadece 45 günlüğüne Cumhurbaşkanının yerine geçer. Bu, hâlîhazırdaki anayasada öngörülen ve tecrübe edilen seçim hükûmeti gibi, devletin devamlılığı için benimsenmiş bir düzenlemedir. Cumhurbaşkanının makâmını terketmesi hâlinde yardımcısı, 45 gün içerisinde Cumhurbaşkanlığı seçimine gider.

Cumhurbaşkanı yardımcıları da Cumhurbaşkanı için belirlenen yargı ve denetim sürecine tâbîdir.

Madde 11

Bu maddeyle birlikte hem yürütmenin başı olan Cumhurbaşkanına hem de yasama gücü olan meclise seçim yenileme yetkisi verilmiştir. Kamuoyunda  yer alan “fesih” uygulamasının tam karşılığı tek taraflı sonlandırma anlamı taşır. Oysa bu madde de ne Cumhurbaşkanına ne de meclise tek taraflı bir fesih yetkisi tanınmaktadır. Bu nedenle olası bir seçim yenilenmesinde yasama ve yürütme seçimi aynı gün yapılır.

Ayrıca bu maddede düzenlendiği üzre en fazla iki dönem seçilebilme hakkı olan bir Cumhurbaşkanının, sürekli seçim yenileme kararı alması kendi dönem haklarını bitirmesi demek olacağından, bu kararın alınmasını olağanüstü raddede zorlaştırmıştır; bununla beraber Meclisin milletin mutlak çoğunluğuyla başa getirilmiş birisini sürekli seçim yenileme kararı alarak sistem dışında bırakmasını önlemek için, Cumhurbaşkanı’nın ikinci döneminde meclis tarafından seçime götürülmesi hâlinde yeniden aday olabilmesinin yolu açılmıştır. Bu rasyonel önlemle millî irâdenin tecellîsi güvence altına alınmıştır. Yine Cumhurbaşkanının partili olması, keyfî olarak seçim yenileme kararı alması hâlinde, partisini zor durumda bırakacağından, Cumhurbaşkanının sistem tıkanıklığı gibi geçerli sebepler olmaksızın seçim yenileme kararı almasına güçlü bir engel teşkîl edecektir. Kamuoyunda yer alan tek taraflı fesih uygulaması gelecek sistemde değil, mevcut sistemde bulunmaktadır. Mevcut Anayasamıza göre bugün, öngörülen şartlar oluştuğunda Cumhurbaşkanı meclisi tek taraflı olarak feshedebilmektedir. Oysa gelecek sistemde böyle bir şey katiyyen söz konusu değildir. Bu düzenlemenin gerekceleri tamamiyle sistem tıkanıklıklarına önlem ve uzlaşmayı sağlamaktan ibârettir. Sağ duyuyla bakıldığında bunları görmek gâyet mümkündür. 

Madde 12

Bu madde de mevcut anayasamızda yer aldığı gibi ülkenin olağanüstü (doğal afet, ekonomik bunalım, kamu düzenini bozacak seviyede şiddet eylemleri, savaş v.b.) durumlarda alınacak olan olağanüstü hâl kararının nitelikleri düzenlenmiş ve yürütme yetkisi Cumhurbaşkanında olduğundan olağanüstü hâl ilan etme ve olağanüstü haâlerde Kanun Hükmünde Kararname çıkartma yetkisi Cumhurbaşkanına verilmiştir (Mevcut durumda da bu yetki, OHL dönemlerinde Bakanlar Kuruluna, bir diğer deyişle hükûmete verilmektedir); bununla birlikte çıkarılan kararnamelerin 3 ay içerisinde TBMM tarafından karara bağlanması zorunlu tutulmuş ve aksi hâlde TBMM tarafından karara bağlanmayan OHAL kararları kendiliğinden yürürlükten kalkacağı kararlaştırılmıştır.

Mevcut sistemdeki sıkıyönetim usülü ile olağanüstü hâl durumları, olağanüstü kavramı altında birleştirilmiştir.

Madde 13

Askerî mahkemeler kaldırılarak yargı içerisindeki çifte standartlı duruma son verilmiş ve yargı tamamen sivilleştirilmiştir. Savaş halindeyse, asker kişilerin görevleriyle ilgili işledikleri suçlara yönelik, askerî mahkemeler kurulabilir.

Askerî mahkemelerde görev alan asker3i hakim ve savcılar dilerlerse HSK tarafından sivil mahkemelere atanabilirler; yâhut ilgili kişiler, askerî birliklerde rütbelerince verilecek görevlere geçiş yapabilirler.

Madde 14

Bu maddeyle yargının önemli bir organı olan Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun yapısı düzenlenmiştir. 1982 Anayasasının ilk tasarısında 13 üyeden oluşan kurul, 2010 yılında 22 kişiye çıkartılmıştı; yapılacak değişiklikle kurulun sayısı yeniden 13 olarak düzenlenmiştir. Mevcut durumda olduğu gibi Adâlet Bakanı kurulun başkanı (Başka ülkelerde HSK'ya benzer kurulların başında bizzat Cumhurbaşkanı vardır, örneği Fransadır), Adâlet Bakanının müsteşarı da kurulun doğal üyesidir. Kalan 11 üyenin 4'ü, mevcut anayasada olduğu gibi, nitelikleri anayasada belirtilmiş yargı mensubları arasından Cumhurbaşkanı tarafından atanacaktır. Bununla birlikte ilk defa meclise yetki tanınarak, kurulun 7 üyesinin atanması uhdesine yüklenmiştir. Tüm bunların nihâyetinde, brokratların brokratları atayıp aslında millete ait olan egemenliğin yargı gücünü kendi başlarına belirlemelerinin önüne geçilmiş ve egemenliğin üç unsurundan biri olan yargıda da, millet irâdesinin tecellîsine imkân tanınmıştır. Dünyanın bir çok yerinde de yüksek yargı kurullarının belirlenimi ya doğrudan devlet başkanları tarafından yahut parlamentolar tarafından yapılmaktadır.

Madde 15

Bütçe ile ilgili mevcut anayasamızdaki 161.-164. maddeler arasında yer alan hükümler sadeleştirilerek ve Cumhurbaşkanlığı sistemine adapte edilerek tek bir madde de toplandı. Bütçe kanunu Cumhurbaşkanı tarafından hazırlanıp meclisin onayına sunulur, kabul edilmesi durumunda yürürlüğe girer.

Bütçe kanunun mecliste zamanında kabul edilmemesi durumunda geçici bütçe kanununun çıkarılması, çıkarılmaması durumunda da yeni bütçe kanunu kabul edilinceye kadar bir önceki yılın bütçesi yeniden değerleme oranına göre artırılarak uygulanması kuralı getirildi.

Mâlî yıl içerisinde kullanılmak üzere belirlenen bütçenin içerisine, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile aşılabileceğine dair hüküm koyulamaz.

Madde 16

Cumhurbaşkanlığı sistemi ve diğer değişikliklere uygun olarak anayasa maddelerindeki gerekli kelime ve ibâreler değiştirilir, eklenir ve metinden çıkarılırken sisteme uygun olarak bâzı maddelerin yürürlükten kaldırılması bu maddeyle belirlenmiştir.

Misâlen; bakanlar kurulunun yetkisini ifâde eden kelimeler Cumhurbaşkanı veya Cumhurbaşkanı Yardımcısı olarak değiştirilmiştir. Bir diğer örnekse anayasanın 117. maddesindeki şu değişiklik gibi;

Madde 17

Anayasaya eklenen bu geçici maddeyle, değişikliğin yürürlüğe girmesiyle ilk genel seçim ile Cumhurbaşkanlığı seçiminin 3 Kasım 2019'da gerçekleştirileceği, yürürlüğe giren değişikliğin gerektirdiği TBMM İç tüzük değişikliğiyle diğer kanûnî düzenlemelerin 6 ay içinde yapılması, HSK üye seçiminin kanunun yürürlüğe girmesinden itibâren 30 gün içinde gerçekleştirilmesi, askerî yargının 4 ay içerisinde kaldırılması kurala bağlanmıştır.

Meclisin gerekli görmesi hâlinde 2019 yılından önce de erken seçime gidilebilir.

Madde 18

Teklîf edilen anayasa değişikliğinin hangi tarihte yürürlüğe gireceği gibi tafsîlât, bu maddeyle belirlendi; bir çok maddenin gerçekleştirilecek ilk Cumhurbaşkanlığı seçimiyle yürürlüğe gireceği belirlenirken Cumhurbaşkanının partisiyle ilişiğinin kesilmesine ilişkin hükmün yürürlükten kalkmasının, değişikliğin kabulüyle yürürlüğe gireceği kararlaştırılmıştır.