Madde 14

Madde 14

Bu maddeyle yargının önemli bir organı olan Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun yapısı düzenlenmiştir. 1982 Anayasasının ilk tasarısında 13 üyeden oluşan kurul, 2010 yılında 22 kişiye çıkartılmıştı; yapılacak değişiklikle kurulun sayısı yeniden 13 olarak düzenlenmiştir. Mevcut durumda olduğu gibi Adâlet Bakanı kurulun başkanı (Başka ülkelerde HSK'ya benzer kurulların başında bizzat Cumhurbaşkanı vardır, örneği Fransadır), Adâlet Bakanının müsteşarı da kurulun doğal üyesidir. Kalan 11 üyenin 4'ü, mevcut anayasada olduğu gibi, nitelikleri anayasada belirtilmiş yargı mensubları arasından Cumhurbaşkanı tarafından atanacaktır. Bununla birlikte ilk defa meclise yetki tanınarak, kurulun 7 üyesinin atanması uhdesine yüklenmiştir. Tüm bunların nihâyetinde, brokratların brokratları atayıp aslında millete ait olan egemenliğin yargı gücünü kendi başlarına belirlemelerinin önüne geçilmiş ve egemenliğin üç unsurundan biri olan yargıda da, millet irâdesinin tecellîsine imkân tanınmıştır. Dünyanın bir çok yerinde de yüksek yargı kurullarının belirlenimi ya doğrudan devlet başkanları tarafından yahut parlamentolar tarafından yapılmaktadır.

İşin aslı;

Bu maddeyle yargının önemli bir organı olan Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun yapısı düzenlenmiştir. 1982 Anayasasının ilk tasarısında 13 üyeden oluşan kurul, 2010 yılında 22 kişiye çıkartılmıştı; yapılacak değişiklikle kurulun sayısı yeniden 13 olarak düzenlenmiştir. Mevcut durumda olduğu gibi Adâlet Bakanı kurulun başkanı (Başka ülkelerde HSK'ya benzer kurulların başında bizzat Cumhurbaşkanı vardır, örneği Fransadır), Adâlet Bakanının müsteşarı da kurulun doğal üyesidir. Kalan 11 üyenin 4'ü, mevcut anayasada olduğu gibi, nitelikleri anayasada belirtilmiş yargı mensubları arasından Cumhurbaşkanı tarafından atanacaktır. Bununla birlikte ilk defa meclise yetki tanınarak, kurulun 7 üyesinin atanması uhdesine yüklenmiştir. Tüm bunların nihâyetinde, brokratların brokratları atayıp aslında millete ait olan egemenliğin yargı gücünü kendi başlarına belirlemelerinin önüne geçilmiş ve egemenliğin üç unsurundan biri olan yargıda da, millet irâdesinin tecellîsine imkân tanınmıştır. Dünyanın bir çok yerinde de yüksek yargı kurullarının belirlenimi ya doğrudan devlet başkanları tarafından yahut parlamentolar tarafından yapılmaktadır.

Yargı Cumhurbaşkanının Tekeline Geçebilirmi?

Kamuoyunda oluşturulan yanıltıcı söylemlerden biri de, yargının Cumhurbaşkanının tekeline geçtiği söylemidir. Sağ duyuyla maddeye bakıldığındaysa, aslında bunun olmaması için alınabilecek en rasyonel önlemlerin alındığını görmek zor değildir. Düzenlemeye göre HS(Y)K üyelerinin tamamı millet iradesince göreve gelen yetkililerce seçilecek olup egemenliğin üç gücünden yargı gücü de millete teslim edilecektir. Milletin en az yarısından bir fazlasının oyuyla göreve gelecek Cumhurbaşkanı kurulunun 4 üyesini, milletin yüzde yüzünün temsil edildiği TBMM'yse kurulun 7 üyesini, yani çoğu üyesini atayacaktır.

Kamuoyundaki yargı üzerinden yapılan tezvîrât, Cumhurbaşkanının partili olabilmesi üzerinden yapılmaktadır. Evvelâ belirtmemiz gerekir ki, bir Cumhurbaşkanının partili olması zorunlu değildir. Yapılan düzenlemede sadece Cumnurbaşkanına, herhangi bir partiyle ilişiği olma yasağı kaldırılmış ve partili olma özgürlüğü getirilmiştir. Nitekim dünyada da durum bundan farklı değildir. Cumhurbaşkanının partili olması halindeyse, meclis çoğunluğunun Cumhrbaşkanının partisinden olacağı sadece bir olasıdır, zorunlu değildir. Meclis çoğunluğunun Cumhurbaşkanının partisinden olması halinde bile, HS(Y)K üyelerinin atanmasında bir partinin tek başına karar verici olmaması için önlemler alınmıştır.

Buna göre, adayların oylama ile belirleniminden sonra seçimleri 1. turda meclis üye tam sayısının üçte iki çoğunluğuyla gerçekleşebilmektedir. 1. turda bu sayıya ulaşılamazsa, 2. turda üye tam sayısının beşte üç çoğunluğu aranmaktadır. 2. turda da bu sayı oluşmadığında, en çok oyu alan adaylar arasında kura çekilir. Bu usûle göre, meselâ mevcut durumda %49.5 gibi ezici bir çoğunlukla mecliste çoğunluğu elde etmiş olan iktidar partisinin ne üçte iki, ne de beşte üç çoğunluğu bulunmadığından, iktidar partisi hâli hazırda tek başına atamalar yapabilecek güçte değildir.  Beşte üç çoğunluğun oluşmaması hâlinde, 3. turda salt çoğunluğun aranması yerine ad çekme usûlünün benimsenmesi, atamaların bir partinin, çoğunluğu elinde bulundursa bile, tek başına belirleyememesi için alınmış rasyonel bir önlemdir.

Tüm bunlardan sonra yargının Cumhurbaşkanının tekeline geçeceği iddiâsının üstünde durabileceği gerçekci bir zemîn bulmanın bir yolu yoktur. Aslı olmayan iddîalarla gelecek sistemden insanları korkutmaktan kimse âcîz değildir. Böyle küçükdüşürücü işlere tevessül ederek gelecek sistemden milletimizi korkutmaya çalışanların bu yaptıkları ellerinde hiçbir burhân olmaması nedeniyledir. 

Kısa Kısa;

  • Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu bir mahkeme değil, idari bir organdır.
  • Üye sayısı 22’den 13’e, daire sayısı 3’ten 2’ye düşüyor.
  • Eski düzenlemede Cumhurbaşkanı 4 üye atıyordu. Cumhurbaşkanı yine 4 üye atıyor.
  • Eski düzenlemede Meclisin üye seçme hakkı yoktu. Şimdi ise 13 üyeden 7’si Meclis tarafından nitelikli çoğunlukla seçiliyor.
  • Yeni düzenlemeyle FETÖ tipi yapılanmaların HSK’ya etki etme imkanı ortadan kaldırılıyor.
  • Üye seçiminde Meclis iradesi ağırlık kazanıyor.
  • Yargı kurumu üyeleri arasında seçime dönük rekabet ve gruplaşma son buluyor.
Maddenin tam metni;

MADDE 14- 2709 sayılı Kanunun 159 uncu maddesinin başlığı ile birinci ve dokuzuncu fıkralarında yer alan “Yüksek” ibareleri madde metninden çıkarılmış; iki, üç, dört ve beşinci fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiş;  altıncı fıkrasında yer alan “asıl” ibaresi madde metninden çıkarılmış; dokuzuncu fıkrasında yer alan “kanun, tüzük, yönetmeliklere ve genelgelere” ibaresi “kanun ve diğer mevzuata” şeklinde değiştirilmiştir. “Hâkimler ve Savcılar Kurulu onüç üyeden oluşur; iki daire halinde çalışır. Kurulun Başkanı Adalet Bakanıdır. Adalet Bakanlığı Müsteşarı Kurulun tabiî üyesidir. Kurulun, üç üyesi birinci sınıf olup, birinci sınıfa ayrılmayı gerektiren nitelikleri yitirmemiş adlî yargı hâkim ve savcıları arasından, bir üyesi birinci sınıf olup, birinci sınıfa ayrılmayı gerektiren nitelikleri yitirmemiş idarî yargı hâkim ve savcıları arasından Cumhurbaşkanınca; üç üyesi Yargıtay üyeleri, bir üyesi Danıştay üyeleri, üç üyesi nitelikleri kanunda belirtilen yükseköğretim kurumlarının hukuk dallarında görev yapan öğretim üyeleri ile avukatlar arasından Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilir. Öğretim üyeleri ile avukatlar arasından seçilen üyelerden, en az birinin öğretim üyesi ve en az birinin de avukat olması zorunludur. Kurulun Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilecek üyeliklerine ilişkin başvurular, Meclis Başkanlığına yapılır. Başkanlık, başvuruları Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyona gönderir. Komisyon her bir üyelik için üç adayı, üye tamsayısınınüçte iki çoğunluğuyla belirler. Birinci oylamada aday belirleme işleminin sonuçlandırılamaması halinde ikinci oylamada üye tamsayısının beşte üç çoğunluğu aranır. Bu oylamada da aday belirlenemediği takdirde, her bir üyelik için en çok oyu alan iki aday arasında ad çekme usulü ile aday belirleme işlemi tamamlanır. Türkiye Büyük Millet Meclisi, Komisyon tarafından belirlenen adaylar arasından, her bir üye için ayrı  ayrı gizli oyla seçim yapar. Birinci oylamada üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu; bu oylamada seçimin sonuçlandırılamaması halinde, ikinci oylamada üye tamsayısının beşte üç çoğunluğu aranır. İkinci oylamada da üye seçilemediği takdirde en çok oyu alan iki aday arasında ad çekme usulü ile üye seçimi tamamlanır. Üyeler dört yıl için seçilir. Süresi biten üyeler bir kez daha seçilebilir. Kurul üyeliği seçimi, üyelerin görev süresinin dolmasından önceki otuz gün içinde yapılır. Seçilen üyelerin görev süreleri dolmadan Kurul üyeliğinin boşalması durumunda, boşalmayı takip eden otuz gün içinde, yeni üyelerin seçimi yapılır.”

Maddenin öncesi ve sonrası;

İstanbul Milletvekili Mustafa Şentop'a Sorduk