Madde 9

Madde 9

Çok başlılığın bulunduğu mevcut sistemde yürütmenin bir kısmının (Başbakan ve Bakanlar Kurulu) cezâî sorumluluğu bulunurken diğer yürütme makâmının (Cumhurbaşkanı) sorumsuz ve fakat yetkili olması, sistem içerisinde tıkanıklıklara ve hesap sorulamaz durumlara neden olmaktadır. 

Mevcut sistemdeki yürütmenin başı olan başbakanın yetkilerini üstlenen Cumhurbaşkanına cezâî sorumluluk verilmesi zarûrîdir. Bu maddeyle birlikte şuânda sorumluluğu neredeyse hiç bulunmayan Cumhurbaşkanına tek başına yürütme yetkisiyle birlikte cezâî sorumluluk getirilmiş ve yargılanma yolu açılmıştır. Başbakanın makâmını da üstlendiği için sorumluluk yüklenen Cumhurbaşkanı, bununla beraber, hâli hazırda olduğu gibi, devletin başı vasfını da hâiz olduğundan, yargılanma yolu TBMM'nin nitelikli çoğunluğuyla gerçekleşecektir. Ama aranacak çoğunluk, mevcut durumda meclis üye tam sayısının %75'yle (4'te 3) gerçekleşebilirken, gelecek sistemde düşürülerek %65'e (3'te 2) çekilmiş ve sürecin gerçekleşebilirliği artırılmıştır. 

İşin aslı;

Çok başlılığın bulunduğu mevcut sistemde yürütmenin bir kısmının (Başbakan ve Bakanlar Kurulu) cezâî sorumluluğu bulunurken diğer yürütme makâmının (Cumhurbaşkanı) sorumsuz ve fakat yetkili olması, sistem içerisinde tıkanıklıklara ve hesap sorulamaz durumlara neden olmaktadır. 

Mevcut sistemdeki yürütmenin başı olan başbakanın yetkilerini üstlenen Cumhurbaşkanına cezâî sorumluluk verilmesi zarûrîdir. Bu maddeyle birlikte şuânda sorumluluğu neredeyse hiç bulunmayan Cumhurbaşkanına tek başına yürütme yetkisiyle birlikte cezâî sorumluluk getirilmiş ve yargılanma yolu açılmıştır. Başbakanın makâmını da üstlendiği için sorumluluk yüklenen Cumhurbaşkanı, bununla beraber, hâli hazırda olduğu gibi, devletin başı vasfını da hâiz olduğundan, yargılanma yolu TBMM'nin nitelikli çoğunluğuyla gerçekleşecektir. Ama aranacak çoğunluk, mevcut durumda meclis üye tam sayısının %75'yle (4'te 3) gerçekleşebilirken, gelecek sistemde düşürülerek %65'e (3'te 2) çekilmiş ve sürecin gerçekleşebilirliği artırılmıştır. 

Kısa Kısa;

  • Cumhurbaşkanı hem yetkili hem de sorumlu oluyor.
  • Cumhurbaşkanına denetim ve cezai sorumluluk geliyor.
  • Soruşturma önergesinin kabulü için salt çoğunluk gerekiyor (600 vekilli Mecliste 301).
  • Önerge bir ay içinde Mecliste görüşülüyor ve beşte üç gizli oyla (600 vekilli Mecliste 360) kabul edilebiliyor.
  • Komisyon kuruluyor, en geç 3 ay 20 gün içinde oylama yapılıyor.
  • Üçte iki gizli oyla (600 vekilli Mecliste 400) Yüce Divan’a yollanabiliyor.
  • Yargılama en geç altı ay içinde tamamlanıyor.
  • Soruşturma açılan Cumhurbaşkanı erken seçim kararı alamıyor.
  • Yüce Divanda mahkum olursa, Cumhurbaşkanlığı görevi sona eriyor.
  • Cumhurbaşkanının tüm iş ve işlemleri yargı denetimine tabi oluyor.
Maddenin tam metni;

MADDE 9- 2709 sayılı Kanunun 105 inci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“E. Cumhurbaşkanının cezai sorumluluğu
MADDE 105- Cumhurbaşkanı hakkında, bir suç işlediği iddiasıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının salt çoğunluğunun vereceği önergeyle soruşturma açılması istenebilir. Meclis, önergeyi en geç bir ay içinde görüşür ve üye tamsayısının beşte üçünün gizli oyuyla soruşturma açılmasına karar verebilir.
Soruşturma açılmasına karar verilmesi halinde, Meclisteki siyasi partilerin, güçleri oranında komisyona verebilecekleri üye sayısının üç katı olarak gösterecekleri adaylar arasından her siyasi parti için ayrı ayrı ad çekme suretiyle kurulacak onbeş kişilik bir komisyon tarafından soruşturma yapılır. Komisyon, soruşturma sonucunu belirten raporunu iki ay içinde Meclis Başkanlığına sunar. Soruşturmanın bu sürede bitirilememesi halinde, komisyona bir aylık yeni ve kesin bir süre verilir.
Rapor Başkanlığa verildiği tarihten itibaren on gün içinde dağıtılır, dağıtımından itibaren on gün içinde Genel Kurulda görüşülür. Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının üçte ikisinin gizli oyuyla Yüce Divana sevk kararı alabilir. Yüce Divan yargılaması üç ay içinde tamamlanır, bu sürede tamamlanamazsa bir defaya mahsus olmak üzere üç aylık ek süre verilir, yargılama bu sürede kesin olarak tamamlanır.
Hakkında soruşturma açılmasına karar verilen Cumhurbaşkanı, seçim kararı alamaz.
Yüce Divanda seçilmeye engel bir suçtan mahkûm edilen Cumhurbaşkanının görevi sona erer. Cumhurbaşkanının görevde bulunduğu sürede işlediği iddia edilen suçlar için görevi bittikten
sonra da bu madde hükmü uygulanır.”

Maddenin öncesi ve sonrası;